"Ermenilerce Talat Pasa'ya atfedilen telgraflarin gercek yuzu" Ermenilerin Birinci Dunya savasinda Osmanli hukumetince "Katledildiginin" ileri surulmesi suretiyle yillardir Turkiye'ye karsi bir iftira kampanyasi yurutulmektedir. Ikinci Dunya savasinda bu sozde "Katliam"a, Nazilerin Musevi soykirimini hatirlatmasi ve boylelikle daha carpici ve cekici olmasi icin "Soykirim" adi takilmistir.
Birinci Dunya Savasindan hemen sonra parcalanmak istenen Turk topraklarindan Ermenilere cok pay verilmesini saglamak amaciyla, Osmanli Imparatorlugunun ulkesindeki Ermeni azinligini yok etme politikasi izledigi ve bu politikanin sonucu olarak Osmanli Ermenileri'nin buyuk bir kisminin ortadan kaldirildigi iddia edilmistir. Ancak her iddianin bir kaniti bulunmasi gerektiginden 1920 yilinda Aram Andonian adli, o zamana kadar ismi duyulmamis bu Ermeni'ye "Naim bey'in Anilari: Ermeni Tehcir ve Katliamina Iliskin Resmi Turk Belgeleri" adli bir kitap yazdirilmistir. Bu kitaba gore Naim Bey adinda bir "Osmanli memuru", o zamanki deyimiyle Ermeni "Katliamini" gosteren bazi belgeleri Andonian'a vermistir. Bu belgeler icinde zamanin Osmanli Dahiliye Naziri Talat Pasa'ya atfedilen telgraflar da vardir. Iste sozde Ermeni katliaminin (veya soykiriminin) yillardir dayandigi "belgeler" bunlardir.
Andonian kitabini 1920 yilinda Paris, Londra ve Boston'da yayinlamis Ingilizce, Fransizca ve Ermenice olarak dunya piyasasina surmustur. O gunden bu yana soz konusu "belgeler" Ermeni iddialarinin baslica dayanagi olma niteligini korumus, cesitli kitaplarda yer almis, sayisiz makalelere konu teskil etmistir. Gecen yila kadar Andonian'in kitabina ciddi bir elestirici gozuyle bakilmamasi ve belgelerin sahteligi uzerinde durulmamasi, bunlarin ozellikle Bati Avrupa ve Amerika'da gercek gibi kabul edilmesine yol acmistir. Cesitli amaclarla sahte tarihi belge duzenlenmesi sik rastlanilan bir olaydir. Daha gecen gun dunya hitler'e atfedilen gunluklerle ugrasmakta idi ve gunluklerin sahteliginin cok kisa zamanda anlasilmasina karsin Andonian'in yayinladigi "belgelerin" sahteliginin ortaya konmasi icin 63 yil sonra Turk Tarih Kurumu'nca VII. dizi ve 83 sayi ile yayinlanan "Ermenilerce Talat Pasa'ya atfedilen Telgraflarin Gercek yuzu" adli kitabin yazilmasi gerekmistir.
Bu kitapta, Andonian'in kitabinda yer alan ve "resmi" oldugu iddia edilen "belgeler" teker teker ele alinarak gerek icerik, gerek sekil bakimindan derinligine incelenerek her birinin sahteligi kanitlanmistir. Ayrica, ayni doneme ait Turk Arsivlerinde Ermeni konusunda mevcut olan bazi belgeler de, buyuk cogunlugu ilk defa olmak uzere, bu kitapta yayinlanmis ve "Katliam" iddiasinin ic yuzu ortaya konmustur. Boylece gec de olsa siyasi amaclarla istismar edilen bir sahtekarlik ortaya cikarilarak tarihe hizmet edilmistir. Bu kitabin Ingilizce'ye tercumesi yapilmaktadir, tamamlandiktan sonra dunya kamu oyuna sunulacaktir.
Andonian'in kitabi; 1920'de Londra'da "The Memoirs of Naim Bey, Turkish Official Docum3ents Relating to the Deportations and Massacres of Armenians - Hodder and Stoughton, 1920, London); Paris'te "Documents Officiel concernant las Massacres Armeniens, Imprimerie H. Turabian, 1920, Paris); ve Boston'da Ermenice olarak "Buyuk Suc, Son Ermeni Katliami ve Talat Pasa, Imzali Orijinalleriyle Resmi Telgraflar" adiyla yayinlanmistir.
Bu alanda yeni bir Ermeni yayiminda "Ermeni Davasini Savunma Komitesi (Committee Defense de la Cause Armenienne -CDCA) adli Tasnak kurulusu tarafindan 1981'de Paris'te piyasaya cikarilan "Ermeni Soykiriminin Adaletcisi, Tehlirian Davasi" (Justicier de Genocide Armenien, Le Procis de Tehlirian, Editions Diasporas, Collection Documents, Paris 1981) adli kitap teskil etmektedir. Bu kitabin onemi, Talat Pasa'yi 15 mart 1921'de Berlin'de katleden Soghomon Tehlirian'in 2-3 Haziran 1921 gunleri Berlin'de yapilan ve Andonian'in tanikligi ile kitabindaki "belgelerin" de soz konusu oldugu, ancak Andonian'in dinlenemedigi durusmasinin tutanaklarinin yani sira, Andonian'in kendi kitabinda yer alan belgelere iliskin 10 Haziran 1921 ve 26 Temmuz 1937 tarihli iki orijinal mektubunu ve yine belgeler uzerine bazi ilginc degerlendirmeleri icermesinden ileri gelmektedir. 10 Haziran 1921 tarihli mektup Tehlirian'in avukatlarina, 26 Temmuz 1937 tarihli mektup Mary Terzian adli Isvicre'de oturan bir Ermeni hanima yazilmistir.
1. ANDONIAN VE NAIM BEY KIMDIR?
Andonian'in kitabinin Ingilizce ve Fransizca basimlarinin
onsozlerinde
kendisi hakkinda bazi bilgiler verilmektedir. Bu bilgilere gore,
Andonian,
Istanbul Ermenilerinden olup, 1. Dunya Savasi vesilesiyle ilan
edilen
seferberlikte Osmanli Kuvvetlerinde gorev almis, Anadolu'da
Ermenilere
yapilan zulme iliskin haberleri Istanbul'daki Ermeni
patrikhanesine
sizdirdigi icin tutuklanarak yargilanmis, sucu sabit
gorulmemesine ragmen 11
Nisan 1915'de tehcir edilmis. "Tehcir" sirasinda bir cok kez
kacip her
defasinda yakalanmis, bu arada bacaginin kirilmasi uzerine bir
sure hastanede
tedavi gormus, sonunda Halep'te gizlenmeyi basararak
hayatta kalabilmistir.
Bu "gecmisi sayesinde" olaylara yakindan tanik oldugunu
"belirten Andonian,
kitabinda zaman zaman Naim Beyin yerine gecerek kendi"
anilarina aktarmakta,
Naim Bay'in "anilarina" kendi anilariyla destek olmaya
calismaktadir.
Andonian kitabinin kahramani, hic kuskusuz Naim bey'dir. Kitabin Ingilizce basiminin Naim bey'in adini tasidigini yukarida soylemistik. Andonian'in yazdigina gore Naim bey bir Osmanli memurudur. Rusalayn'daki tutun idaresinde katiplik yapmakta iken Halep'teki Iskan ve Muhacirin Dairesi Baskatipligine getirilmistir.
2.KITABIN INGILIZCE VE FRANSIZCA BASIMLARI
ARASINDAKI FARKLAR
Andonian kitabinin Inglizce ve Fransizca basimlari kapsam ve
yonetim
itibariyle onemli farkliliklar gostermektedir.
Farkliliklar nedeniyle bu iki basimi iki ayri kitap olarak kabul
etmek dahi
mumkundur.
Kitabin Ingilizce basimi 34 sayfa olup, Viscount Gladstone
tarafindan
yazilmis bir onsozu Andonian'in cevirmen sifatiyla koydugu
notu, "Naim Bey'in
Anilarini" ve Armin T. Wegner adli bir Alman'in ABD Baskani
Wilson'a muhatap,
Ocak 1919 tarihli "acik mektubunu" icermektedir. "Belgeler",
kitabin "Naim
bey'in Anilari"na ayrilan 71 sayfalik bolumde yer almaktadir.
"Naim Beyin
Anilari" baslikli bolumun ne olcude Naim bey'e ne olcude
Andonian'a ait
oldugunu anlamaya ise imkan yoktur. Zira, ingilizce basimda
"Naim Beyin
Anilari" olarak takdim edilen bircok kisim Fransizca basimda
Andonian'in
kendisine aktarilmaktadir. Yine Ingilizce basimda Naim bey'e
atfedilen
hususlar Fransizca basimda Andonian tarafindan dip notlara
donusturulmustur.
Bu nedenle "Naim Beyin Anilari" ile "Andonian'in Anilarini"
birbirinden
ayirmak imkani da kalmamaktadir. Ayrica Fransizca
basimdaki bazi kisimlar
Ingilizce basimda mevcut degildir.
Ingilizce basimda "resmi belge" oldugu ileri surulen metin sayisi 48'dir. Bunlarda ittihat ve Terakki Komitesine atfedilen 2 "mektup" disindaki "belgelerin" telgraf metinleri oldugu iddia edilmektedir. Talat pasa'ya atfedilen 30 'telgraf"tan 6'sinda tarih ve sayi, 7'sinde sayi, 1'inde tarih yoktur. Halep Iskan ve Muhacirin Dairesi Muduru Abdullahad Nuri Bey'e atfedilen 8 "telgraftan" 3'u tarihsiz ve sayisizdir. Halep valisi Mustafa Abdulhalik Bey'e atfedilen 3 "telgraftan" 1'inde tarih ve sayi, birinde sayi, Icisleri Bakanligina atfedilen "telgrafta" tarih ve sayi, Enver Pasa ile Zeki ve Ahmet Beylere atfedilen birer "telgrafta" sayi mevcut degildir. Kime ve ne zaman yazildigi belli olmayan bir "belge" ile birlikte, sekil itibariyle eksik olan "belgelerin" sayisi 24u bulmaktadir. Ingilizce basimda bu 48 "belgeden" yalnizca 4'unun fotograflari yer almaktadir. Bunlardan 3'unun Talat Pasa'ya, 1'inin Ittihat ve Terakki Komitesine ait oldugu ileri surulmektedir.
Kitabin daha kapsamli, ayrinti ve sistematik olan Fransizca basimi 168 sayfadir. Bu basim cevirmen M.S. David Beg'in koydugu bir not ile Andonian'in yazdigi giris bolumu ve bunu izleyen bes bolumden olusmaktadir. Bu bes bolumde, Andonian sozu bazen kendisi almakta, bazen Naim Bey'i konusmaktadir. Bununla birlikte, Ingilizce basimin aksine, Andonian'a ve "Naim Beyin Anilari"na iliskin kisimlar konulmus tirnak isaretleriyle birbirinden ayrilabilmektedir. Bu nedenle, ileride yapilacak alintilarda daha cok Fransizca basima basvurulacaktir. Ingilizce basimda 48 adet "belge" mevcut iken, Fransizca basimda "belge" sayisi 50'dir. Bunlardan 48'inin "telgraf", 2'sinin "mektup" oldugu ve mektuplarin yine Ittihad ve Terakki Komitesine ait oldugu iddia edilmektedir. "Belge" sayisinin 50'ye yukselmesi, Fransiz basima Talat pasa ve Abdullahad Nuri Bey'e atfedilen birer "telgrafin" daha eklenmesinden kaynaklanmaktadir. Fransizca basimda Halep Savciliginca yazildigi belirtilen "belge" ise Ingilizce basimda Halep Valiligine ait gorunmektedir. Bunun neden boyle oldugu kitaptan anlasilamamaktadir. Bu "belgeler"den 16'si "Naim Beyin Anilari" arasinda yer almis, digerleri ise bizzat kendisinin kaleme aldigi bolumlere serpistirilmistir. Talat pasa'ya atfedilen 31 "telgraf"tan 5'inde tarih ve sayi, 9'unda sayi, 5'inde tarih yoktur. Abdullahad Nuri Bey'e atfedilen 9 "telgraftan" 2'si tarihsiz ve sayisiz, 2si sayisiz, 1'i de tarihsizdir. Mustafa Abdulhalik Bey'e atfedilen 2 "telgrandin"da sayisi bulunmamaktadir. Enver Pasa ve Halep Savciligina atfedilen birer "telgrafta" ise sayi mevcut degildir. Icisleri Bakanligina yakistirilan "telgraf" tarihsiz ve sayisiz oldugu gibi, kime gonderildigi de bilinmemektedir. Kimin tarafindan yazildigi belli olmayan "telgrafla" birlikte; sekil itibariyle eksik olan "belgelerin" sayisi 31'i bulmaktadir. Fransizca basimda 50 'belgeden" bu kez 13'unun fotograflari yer almaktadir. Andonian bunlarin 8'inin Talat pasa'ya, 3'unun Abdullahad Nuri Bey'e, 2sinin ise Ittihat ve Terakki Komitesine ait oldugu iddiasindadir. Ingilizce basimda fotogralari bulunan 4 "belgeden" 3'unun fotografi Fransizca basimda da mevcuttur. Fransizca basimda mevcut olmayan "belge" de Talat pasa'ya atfedilmektedir. Boylece fotografli "belge" sayisi 14 olmaktadir. (Ek.1)
3. ANDONIAN KITABINI NEDEN YAZMIS
Andonian kitabinin Fransizca nushasinin 13-14. sayfalarinda
"Durumdan
-Halep'in Ingilizlerin eline gecmesi- yararlanarak, en azindan
tarih icin
verileri toplamak istiyordum". diyor ve kisisel urunu olarak
gosteriyorsa da,
kitabin girisiminin urunu degil, ardindan ne pahasina olursa
olsun Ermenilere
Turk topraklari uzerinde bir "yurt" saglamak pesinde kosan
Boghos Nubar
Pasa'nin bulundugu "Ermeni Ulusal Birligi"nin urunu oldugu
Andonian'in
"Justicer de Genocide" adli kitapta yayinlanan 10 Haziran
1921 tarihli
mektubunda anlasilmaktadir.
"Ulusal Birlik, Belgeler arasinda secim yapmakta beni gorevlendirmisti.." Justicier du Genocide 213. Ayni eserin 213/uncu sayfasinda ise Halep'teki Turk hukumetinin dusmesinden sonra Kilikya katolikosu bir Ermeni heyetinden Turk makamlarindan Tehcire iliskin arsivleri gorme izni saglamasini istemisti, demekte ve Tasnaklarin boyle bir heyeti gorevlendirdigi ortaya cikmaktadir. Bundan da kitabin ortaya cikisi bireysel degil, fakat orgutsel bir caba oldugu anlasilmaktadir.
Butun bu faaliyette Andonian'in kitabi turundeki bir yayin; ozellikle Itilaf Devletleri ile ABD ve Bati Hristiyan kamuoylarini Ermeni taleplerine kazanmak bakimindan Ermenilerin islerini buyuk olcude kolaylastirabilecektir. Butun Turkleri lekelemeyi amaclayan boyle bir yayin, Turk Kurtulus hareketini darbeleme sansina sahip olabileceginden, Itilaf devletlerinin isine gelecektir.
Bu plan kitabin Ingilizce basiminda yer alan Viscount Gladstone tarafindan yazilmis onsozde ve Armin T. Wegner'ion "Acik mektubunda" supheye yer birakmayacak sekilde gorulmektedir.
4. ANDONIAN'IN KITABINDAKI "BELGELER' NEREDEN
KAYNAKLANIYOR?
Andonian "belgeleri" Halep'teki Osmanli Iskan ve Muhacirin
Dairesinde
baskatiplik yaptigini ileri surdugu Naim bey'den temin ettigini
belirtmektedir.
Andonian gerek kitabinda gerekse 10 Haziran 1921 tarihinde Talat Pasa'nin katili Tehlirian'in avukatlarina yazdigi mektupta Naim Bey'in "belgeleri" para karsiliginda vermedigini belirtirken, 26 Temmuz 1937 tarihinde Isvicre'de yasayan Mary Terzian ismindeki hanima yazdigi mektupta Naim Bey'in ahlaksiz bir alkolik oldugunu belirtiyor ve her belge icin odeme yapildigini soyluyor. Eger bu son soyledikleri dogru ise Andonian bunlari soylemek icin neden 17 yil beklemistir? Andonian Naim Bey'in kisiligini korumak icin kitabinda onun karakteri hakkindaki gercegi soylemedigi belirtilmektedir. Hakikatte Andonian Naim Bey'i degil "belgelerin" kabuledilebilirligini korumak icin bu yola basvurmus olmalidir.
"Belgelerin" ne zaman saglandigina gelince, Andonian bu konuda da kitabinda ve 26 Temmuz 1937 tarihli mektubunda farkli aciklamalarda bulunmaktadir.
Kitabta "Belgelerin" Ingilizler'in Halep'e girmesinden sonra ve Naim Bey'in adinin kendisine baskalarinca hatirlatilmasi uzerine temin edildigini yazmaktadir. 26 Temmuz 1937 tarihli mektubunda ise "Belgelerin" ele gecirilmesinin Halep'in Ingilizlerce isgalinden evvel tezgahlandigini belirtmektedir.
Andonian, Naim Bey'in halep'i Ingiliz isgali oncesinde diger Osmanli memurlariyla birlikte terketmesi gerekirken neden Halep'te kaldigini da yine kitabinda ve 25 Temmuz 1937 tarihli mektubunda farkli sekillerde aciklamaktadir. Kitabinda Halep'te kalmasini vicdan azabina baglamaktadir. mektupta ise "belgeleri" satin almak icin kendisine onceden yapmis oldugu teklifte izah etmektedir.
Belgelerin Naim Bey'de nasil olup da bulunabildigi hakkinda yine iki ayri izah atrzi gorulmektedir. Kitabinda Naim Bey'in muhtemel bir sorumluluktan cekindigi icin bazi belgeleri muhafaza ettigini yazmaktadir. 26 Temmuz 1937 tarihli mektupta ise, belgelerin satilmak uzere calindigi kayitlidir. 1981'de Fransiz Tasnaklarinin bastirdiklari ve ayni "belgelere" dayanan yeni kitap ise, ek olarak, Ingilizlerin Halep'e girdikten sonra, bir Ermeni hayatinin Turk makamlarina muracaatla tehcire iliskin arsivi gormek icin izin istedigini belirtmektedir. O gunku kosullarda, bu gibi muracaatlarin isgal kuvvetlerine yapilmasi daha kolay iken neden Turk makamlarina yapilmistir? Tasnak yayini 61 yil sonra herhalde isin icine Turk makamlarini da katarak "belgelere" bir "otorite" bir "gerceklik" kazandirmak istiyor. Ayrica Andonian, Naim bey'i 1916 yilinin basinda tanidigini yaziyor. Gene ayni Andonian, Naim bey'in bu yilin ilk aylarinda isinden cikarildigini soyluyor. Halep Ekim 1918'de isgal edildigine gore, demek ki, Naim Bey adi gecen "belgeleri" 2,5 yil elinde tutmus ve sonra bunu pazarlamistir. Bundan baska, Andonian, Osmanli Devleti'nin tehcirle ilgili butun "belgeleri" imha ettigini ileri suruyor. Bu durumda isten el cektirilen bir burokratin tekrar bu "belgeleri" caldigi ve Andonian'a sattigi ileri surulmektedir. Imha edilen "Belgeleri" Naim Bey nasil calabilir?
5. "BELGELER" OTANTIK MIDIR?
Kitabinda bu "belgelerin" otantik oldugunu iddia eden
Andonian 10 Haziran
1921 tarihli mektubunda yeni bilgiler vermektedir. "Belgelerin"
otantikligini
Halep Valisi Ubdulhalik Bey'in nbazi belgeler uzerine el
yazmasiyla koydugu
"notlara" ve 'imzasina" dayandirmaktadir. Bu imza notlarinin
da Halep Ermeni
birliginde incelendirildigini ve sonunda bunlarin otantik
oldugunun
anlasildigini soyluyor. Halep Ermeni Ulusal Birligi tarafsiz
olamayacagina
gore, o sirada isgalci kuvvetlerden neden bir ekspertizi
komisyonlarina uye
almamislardir? Ekspertiz sonuclarini neden isgalci kuvvet ve
temsilcilerine
sunarak onlarin suclu avina katkida bulunmamislardir?
Ermeni cevrelerinin Tehlirian verileriyle "Belgelerin" otantikligini kanitlayabilmek icin bulduklari yol Andonian'in kitabini, protestan Alman misyoner cevreleri adina hareket ettigi bilinen ve Ermenilere yakinligi ile taninan Dr. Johanner Lepsius araciligiyla I. Dunya Savasi boyunca Almanya'nin Halep Konsoloslugu gorevini yaptigi soylenen Dr. W. Rossler'e inceleterek gorusunu almak olmustur.
W. Rossler Andonian'in kitabindaki "belgeler" hakkindaki goruslerini, Ermeni cevreleri ve Tehlirian'in avukatlari ile kendisi arasinda aracilik yapan Dr. Lepsius'a yazdigi 25 Nisan 1921 tarihli mektubunda belirtmektedir.
"Bana gore yazar objektif olabilecek durumda degil, kendisini tutkusuna kaptiriyor..."
"Bu hususlar bir yana birakildiginda kitabin kapsaminin, butunu icinde bir otantik izlemini verdigini soylemeliyim, yayinlanan belgeler olaylarin gidisatina uyuyor ve gercege benzerlik gosteriyor."
"Istanbul'dan gonderilen ve Icisleri Bakanligi'nin emirlerini iceren telgraflarin otantikligini saptamak tabiatiyla cok guctur, zira bu telgraflarda yalnizca telgraf memurlarinin ya da sifreyi acmakla gorevli sahsin yazisi bulunmaktadir."
"Tehcire baslangic teskil eden, Jon Turk komitesinin Adana'daki temsilcisi Cemal Bey'e gonderilmis ozel onemdeki 18 Subat 1915 tarihli mektup ile komitenin diger mektuplarinin otantik olup olmadiklari hakkinda ise hic bir sey soyliyemem ve bunlarin otantikliklerinin nasil kanitlanabilecegini de bilmiyorum."
Andonian, Rossler'in "belgelerin otantikligi" hakkinda hukum vermemesi karsisinda bir ozelestiri yapmak geregini duymustur. Nitekim, 26 Temmuz 1937 tarihli mektubunda sunlari yazmaktadir:
"Bu rapor (Rossler'in raporu) Almanca'dir. Her turlu objektiflikten yoksun buldugu kitabimin kompozisyonu hakkinda cok sayida elestiri icermektedir. Ayrica, savas icinde Turkiye'de bulunan Almanlar'in tutumuna iliskin pasajlardan cogunu curutmektedir. Hic suphe yok ki isaret ettigi hususlarin cogunda haklidir. Ancak eserimin tarihi bir calisma degil, propaganda amacli bir calisma oldugunu unutmaktadir. Kitabim bu tur yayinlara ozgu hatalardan tabiatiyla arinmis olamazdi. Sunu da eklemek isterim ki Londra'daki Ermeni Burosu ve Paris'teki Ermeni Ulusal Heyeti Savunuculari, davanin gerekleri ugruna, kitabimin yayinlanmasi sirasinda yazdigim metni kendi bildikleri gibi serbestce kullanmislardir."
Andonian'in kitabinin yayinlanmasindan yillar sonra ve kendisini savunmak icin yazdigi bu satirlar, kitabi ile birlikte "belgeleri" de temelinden sarsmaktadir. Cunku bir propaganda urunu oldugu yazarinca da kabul edilen kitaptaki "belgelerin" yine her seyi mubah sayan bir propaganda anlayisiyla duzenlenmis, hayali belgeler oldugunu kabul etmemek icin hic bir neden kalmamistir.
Tasnak Komitesi Rossler'in "belgelerin otantikligi" hakkinda bir hukme varamadigini belirten mektubuna ragmen "belgelerin" otantik oldugunu iddia etmektedir.
6. TEHLIRIAN'IN MAHKEMESI VE "BELGELER"
Soghomon tehlirian, Talat pasa'yi 15 Mart 1921'de Berlin'de
olduren Ermeni
katilidir. Durusmasi 2-3 Haziran 1921 gunlerinde Berlin'de
yapilmis ve
jurinin, "Sanik Soghomon Tehlirian 15 Mart 1921'de Talat
Pasa'yi taamuden
oldurmekten suclu mudur?" sorusuna "hayir" cevabini vermesi
uzerine beraat
etmistir.
Ermeni taniklar mahkemede Tehlirian'in hastalikli bir kisi oldugunu ve cinayeti islerken gecmis olaylarin tesirinde kaldigini soylemisler ve juri bu iki unsurun etkisinde kalmistir.
Ermeni konusuyla ilgilenen yabanci cevrelerde, Andonian'in kitabinda yer alan "belgelerin" bir kisminin "otantikliginin" Tehlirian'i yargilayan Alman Mahkemesince kabul edildigi, hatta onaylandigi yolunda yaygin bir kanaat mevcuttur.
Mahkeme tutanaklarinda, Andonian'in "belgeleri" ne mahkemede delil olarak kullanilmis ne de mahkeme bunlari 'otantik" olarak kabul etmistir. Tehlirian'in avurkati Von Gordon bunlari geri cekmis, savci da sahte belgelerin kendini belirli bicimde yonlendiremeyecegini, zira bir cok onemli kisilerin imzasini tasidigi one surulen sozde "belgelerin" "imalat"tan ibaret oldugunu sonradan anladiklarini soylemistir.
7. "BELGELERIN" ORIJINALLERI NEREDE?
Andonian, kitabinda kullandigi "belgelerin" kayboldugunu 1937
tarihli
mektubunda aciklamaktadir. Bu aciklamalarinin gercekleri
carptirma cabasindan
baska bir sey olmadigi yapilan tetkikler sonunda anlasilmistir.
Basbakanlik Arsiv Genel Mudurlugunda yapilan tetkiklerde "belgelerin" kahramani olan Naim Bey isminde bir gorevliye rastlanmamistir. Oysa Andonian'in kitabinda atifta bulundugu diger sahislarin adlari arsivde bulunabilmistir. Bu itibarla Naim Bey hayali bir sahis olabilir.
8. RUMI VE MILADI TARIH ARASINDAKI FARKLILIK
Andonian "belgeleri" yazarini ele veren bir cok maddi hatalar,
eksiklikler ve
celiskilerle doludur. Buyuk hatalardan biri Rumi ve Miladi
takvimler
arasindaki farki bilmemesinden dogmaktadir.
Rumi tarihinin Miladi tarihe cevrilmesinde izlenmesi gereken yol, yila 584 gune 13 sayisinin eklenmesidir. Ornegin Rumi 3 Eylul 1331 tarihi gune 13, yila 584 sayisinin ilavesiyle Miladi 16 Eylul 1915'in karsiligi olmaktadir. (1900 -1316- yilina kadar eklenmesi gereken gun sayisi 12'dir.)
Rumi yil, 1 Mart'ta baslamaktadir. Rumi yilin son iki ayi olan Ocak ve Subat aylari Miladi yilin ilk ayi oldugundan, bu aylara iliskin Miladi yil rakami Rumi yila 584+1=585 sayisinin eklenmesi suretiyle bulunacaktir. Ornegin 5 Ocak 1331, 18 Ocak 1916 olmaktadir.
1917 yilina kadar Osmanli Imparatorlugunda yilbasi 1 Mart'tir. 1917 Subat'inda kabul edilen gun ve yilbasina ait degisikliklige iliskin bir yasa ile aradaki 13 gunluk fark ortadan kaldirilmis, yilin tarihi ise muhafaza edilmistir. 1332 (1917 Subat'i) 16. gunu 1 Mart 1333 (1 Mart 1917) olarak sayilmis, 1333 yili 1 Mart'tan 31 Aralik'a kadar 10 ay olarak alinmis ve 1 Ocak 1334, 1 Ocak 1918'in karsiligi haline gelmistir.
Miladi yil sistemine ise Cumhuriyet doneminde, 1925 yilinda gecilmis ve 1341 yili 1925 yili olmustur. Boylece, gun farkindan sonra yil farki da ortadan kalkmistir.
Bu sistemi bilmeyen Andonian, uydurdugu "belgeler" uzerine koydugu tarihlerde hataya dusmustur.
Ornegin ilk "belge" 18 Subat 1331 tarihlidir. "Orijinali" kitabin Fransizca basiminda mevcut olan bu "mektuba" Andonian Fransizca basimda 18 Subat 1915 tarihini, Ingilizce basimda ise 25 Mart 1915 tarihini koymustur. Ingilizce basimda "Mektubun Orijinali" yer almamaktadir, ingilizce cevirisi verilmektedir.
18 Subat 1331'in 18 Subat 1915 degil, 2 Mart 1916 olmasi gerekirdi. Eger Andonian bu "belgenin" 1915'de yazilmasini istiyor idiyse, ona gerekli olan Rumi tarih 18 Subat 1330'dur. Ermenilere yer degistirme olayinda hukumetin daha once plan yaptigini kanitlamak istiyorsa 18 Subat, ya da 2 Mart 1916 tarihli "belge" isine yaramaz. Andonian'in isine yaramasi icin bu mektubun yer degistirme olayindan once yazilmis olmasi gerekirdi. Ama "belge" ustundeki tarih bu olaydan 9 ay sonra kaleme alinmis gorunuyor. Andonian ya da ona yardimci olanlar bu tarih ozelliklerini iyi bilmis olsalardi, cok daha eski bir tarih koymak isteyecekleri akla geliyor.
Ikinci mektubun tarihi 25 Mart 1331 diye yazilmis. Ilk mektup 18 Subat 1331 tarihli olduguna gore bu da ancak 25 Mart 1332 olmasi gerekir. Bu ikinci mektupta ilk mektuba atif yaparken 18 Subat 1330 diye duzeltiyor, ama kendini bir kere ele vermis olmaktadir. Ilk mektubun sozde "asli"ni kitabin Ingilizce baskisindan cikarmasi ve ikinci mektubun tarihi olarak yalniz 15 Kasim 1915'in sozunu etmesi herhalde bundandir. Yuksek duzeydeki Osmanli gorevlilerinin bu denli yanlislar yapmasi dusunulemez.
Andonian "Osmanli Hukumeti"nin ustune planli bir kiyim sucu yukleyebilmek gayretiyle Ermenilerin isyani hicbir zaman dusunmediklerini ileri surmektedir. Oysa binlerce Turk belgesi ve bircok Ermeni kaynagi bunun aksini kanitlamaktadir. Bizzat Bogos Nubar, Fransiz Disisleri Bakani s. Pichon'a 30 Kasim 1918'de yolladigi mektupta, Ermenilerin Osmanlilara karsi askeri birlikler halinde ve dusman gibi savastiklarini acikca yazmaktadir.
Bu her iki "mektup" da o zamanki usule gore "besmele" isareti vardir. Ancak yazinin basina konan bu isaret kliselesmis bir kisaltmadir. Ne var ki burada gorulen "sin" harfi mutadin disinda uzun "b"nin noktasi ise sagda olmak yerine ortada yer almaktadir. Her iki isaret de olagandan cok daha buyuk olup "Allah"i simgeleyen yazi yanlistir. Hristiyan olan bir Ermeni'nin omrunde yazdigi ilk "besmele"yi boylesine yanlis yazmasi yadirganamaz.
Ayni "belgelerin" Ingilizce ve Fransizca metinlerinde bir takim sozler cikarilmis bazilari eklenmis ve taktim tehirler yapilmistir. Ornegin, ayni "belgenin" degisik dillerdeki metinlerinde tarifler farkli olabilmektedir, ya da mesela Fransizca basimda "Dr. Nazim Bey yaziyor ki" diye baslayan bir paragraf Ingilizcesinde bulunmamaktadir. Bazi cumleler yer degistirmekte, ornegin birinde ikinci paragraf olan bir ifade diger dildeki basim 6inci paragraf olarak kaydedilmistir. "Belgeler" Turkce gramer ve dil yonunden zayiftir. O tarihlere rastlayan telgraflarin asillari Basbakanlik Arsiv Genel Mudurlugunde mevcut degildir. Bunlarin bulunmamalarinin imha edilmis olmalarindan dolayidir diye iddia olunabilir. Ama mesele bu kadar basit degildir. Zira sifre dosyalari cok mukemmel tutulmus ve telgraf no.lari belli bir metoda gore verilmistir. Andonian'in telgraflarinda ise bu metoda riayet edilmedigi telgraflara gelisiguzel numara verildigi gorulmektedir. Kaldi ki fotografi cekilen "belgelerde"ki imza;lar da sahtedir. Ornegin, Mustafa Abdulhalik Bey'in gercek imzasi ile Andonian'in kitaplarindaki "imzalar" birbirinden farklidir. Bazi hallerde iki sahte telgrafin numaralari aynidir. Bir "belge"nin Fransizca basiminda olu adedi 95000 gosterildigi halde ayni "belgenin" Ingilizce basiminda bu sayi 100.000 olarak gosterilmistir.
Andonian'in kitabinda Halep Valisi Mustafa Abdulhalik Bey'in imzasini tasiyan "belge", Abdulhalik Bey'in henuz goreve baslamadigi bir tarih tasimaktadir. (19 gun evvelki tarihi tasimaktadir.)
Sik kullanilan ve Talat pasa'ya atfedilen iki telgraf, Andonian'in kitabinda 819 ve 1181 numaralariyla gosterilmistir. Birincisinin tarihi 7 Mart 1332'dir. Filhakika o gun Dahiliye Nezaretinden Halep Valiligine bir telgraf gonderilmistir, ama numarasi 9'dur. Ve konusu Antep'teki Ermenilerdir. Usule gore o tarihte yilbasi olan 1 Mart'tan itibaren numara verildiginin farkinda olmayan Andonian 7 gun gibi kisa bir sure icindeki telgrafla 819 sayisini vermistir ki bu kadar kisa zamanda bir vilayete bu kadar cok telgraf gonderilemez. Bundan baska o gun, resmi yazismada Andonian'in yaptigindan farkli bir sifre sisteminin de kullanildigi bilinmektedir.
Ikinci telgrafa gelince "1181" rakami Fransizca ve Ingilizce "metinlerde" gozukmektedir. Turkce ve Ingilizce "metinlerde" 10 Eylul 1915 diye bir tarih vardir, bu tarih Fransizca basimda 15 Eylul 1915'tir. Bu "belge" guya Talat Pasa Ermenilerin tumunun yok edilmesini vurgulayarak bir cesit "itiraf" gibi ise yarayacak bir dil kullanmaktadir. O gunku tarihi tasiyan gercek bir telgraf vardir, ama numarasi 1181 degil 84'tur ve konusu demiryollarinda calisan Ermenilerin yer degistirmeleri icin ertelenmesidir. Andonian'in sifre sistemi bu ornekte kullanilan sistemle uyusmamaktadir.
Sahte telgraflardaki sayilarin gercek telgraflardaki sayilarla ilgisi olmadigi gibi sahte telgraflar uzerindeki sayilar da yine kendi iclerinde tutarli degildir. Ornegin daha once de belirtildigi gibi 3 Eylul 1331 tarihli sahte telgrafin sayisi 509, 29 Eylul 1331 tarihli sahte telgrafin sayisi 537'dir. Bu iki tarih arasindaki 16 Eylul 1331 tarihli telgrafa ise 1181 sayisi verilmistir. Nihayet 544 sayili telgraf uzerine imzanin Mustafa Abdulhalik Bey'in imzasi olmadigi aciktir.
Enver Pasa'ya atfedilen telgraf "orijinali" mevcut olmayan ve Enver Pasa tarafindan ordu birliklerine gonderildigi iddia edilen bu "sifre telgrafin" metni , Andonian'in sahte belge duzenleme isini nereye kadar vardirabildigini gosterebilmek amaciyla, kitabin Fransica basimindaki sekliyle asagida nakledilmistir:
"Harbiye Bakanliginca butun askeri komutanlara gonderilen sifre telgraf:"
"Mevcut durumun nedeniyle Ermeni irkinin butunuyle yok edilmesi bir imparatorluk iradesi ile kararlastirilmistir. Bu konuda asagidaki eylemler yapilacaktir:"
"1. Bes yasindaki cocuklarin disinda Osmanli Vatandasi olan ulkede oturan ve Ermeni ismini tasiyan basibozuklar (asker olmayanlar) sehirden cikarilmali ve oldurulmelidir."
"2. Imparatorluk ordusunda hizmet gorenlerin hepsi, bir kazaya yol acmaksizin askeri birliklerden ayrilmali ve gozlerden uzak bir sekilde kursuna dizilmelidir."
"3. Ordudaki subaylar, haklarinda yeni bir karar alinincaya degin depolara kapatilacaklardir."
"Bu uc hukum her ordu komutanligina iletildikten 48 saat sonra, uygulanmalari konusunda yeni bir bildirimde bulunulacaktir. Bu nedenle, kacinilmaz olan hazirliklar disinda hic bir harekete bas vurulmamasi."
"Baskomutan Vekili ve Harbiye Naziri Enver"
Fransizca basimda tarihi bulunmayan, Ingilizce basimda ise 27 Subat 1917 tarihini tasiyan bu "belgenin" Naim Bey tarafindan degilbir Turk subayinca gosterilmesi uzerine bir Ermeni tarafindan saglandigi ileri surulmektedir. Bu iddia ve sahte "belge" Turk arsiv belgelerine tamamen ters dusmektedir. Kaldi ki, "Butun Ermeniler 1915'ten itibaren coluk cocuk katledilirken, 1918'de orduda hala Ermeni subay bulunabilmesinin" nasil izah edilecegi merak konusudur.
Burada ilginc gorunen diger bazi noktalara deginmekle yetinilecektir.
Andonian, Rus ordularinin Dogu Anadolu'dan cekilisi sirasinda Turk gazetelerinde Ermenilerin Turkleri katlettigi yolunda haberler yayinladigina isaret ettikten sonra, bu haberlerde belki bir gercek pay bulundugunu yazmakta ve soyle devam etmektedir:
"Geri cekilen bir ordu herseyden once guvenlik arar, butun diger dusunceler daha sonra gelir. Ve Ermenilerin ozellikle Turklerin icinden geri cekilisi de daha farkli olamazdi."
"Ermeniler gercekten katliamci olsalardi, gorecekleri hakli hesaplar olmasina ragmen, geri cekilislerine kadar bu Turkleri egemenlikleri altinda birakirlar miydi? Onlari katletmek icin ozel bir niyetleri olsaydi, bunu yapmak icin cekilis saatlerine kadar beklerler miydi? Eger Turklere bir parca kotu davranmak zorunda kaldilarsa bu, yalnizca, Turk ordusunun ilerleyisini bilen, Turklerin kendilerine hazirladiklari pusulara karsi korunmak endisesinden kaynaklanmistir."
Andonian'in Ermeniler icin mazur gordugunu, Turkler icin mazur gormedigi anlasiliyor. Geri cekilen bir ordu herseyden once guvenlik arar, diger dusunceler daha sonra gelir ise, kendi vatandaslarinin da ihanetiyle dusman kuvvetlerinin isgaline ugrayan bir ulkenin ordusu ya da hukumeti ihanet eden ve dusman kuvvetlerine yardimci olan vatandaslarinin yerlerini guvenlik dusuncesiyle degistirmeyecek midir?
Ermeniler pusudan korunmak icin Turklere bir parca kotu muamele edebildiklerine gore, sivil halki katledilen, kuvvetleri arkadan vurulan ve cephe gerisi guvenligi kalmayan bir ulkenin hukumeti butun bunlari yapmalari hakkinda onlem almayacak midir?
Andonian'in Ermeniler icin hakli olani, Turkler icin haksizlik oldugunu ileri suren bu anlayisinin Ermeni propagandasinda ve teror odaklarinca bugun de israrla savunuldugunu belirtmek yerinde olacaktir. Kitapta ve "belgelerde" irili ufakli baska hatalar da mevcuttur. "Belgelerin" sahtelikleri karsisinda fazla bir onem tasimayan bu hatalar ayrica ele alinmayacaktir.
"Belgeler" konusunda diger bir ilginc husus da, bunlarin gercek olup olmadigi hakkinda Ermenilere yakinligiyla bilinen cevrelerde de belirli kuskular bulunmasidir. Nitekim, Ermeni propagandasinin etkili isimlerinden Gerard Chaliand ve Yves Ternon "Ermeni Soykirimi" adli kitaplarinda Andonian'in "belgelerinden" soz ederken "Bu telgraflar, eger gercekten otantik iseler, ozel bir onem tasimaktadirlar" yolunda bir suphe ifadesini kullanmaktan kendilerini alamamislardir. Bununla birlikte sahte belgelerin metinlerini yayinlamakta da bir sakinca gormemislerdir.
11. MALTA SURGUNLERI
Yukarida belirtildigi gibi Andonian belgelerin otantikligini Halep
Valisi
Mustafa Abdulhalik Bey'in sahte imzalarina dayatmisti.
Istanbul'u isgal eden
Ingiliz kuvvetleri "Ermeni olaylarindan" suclu bulduklari, bazi
Turkleri
Malta adasina surmuslerdi. Ve bunlarin icinde Mustafa
Abdulhalik Bey de yer
almisti.
Osmanli hukumetinin Ermenilerin yerlerini degistirmesine "Katliam" teshisini koyan Itilaf devletleri ve ozellikle ingiltere ile Fransa, bu yer degistirmenin uygulanmasini bile beklemeden, daha 1915 Mayisinda "katliamin sorumlularinin" cezalandirilacaklarini aciklamislardi. Ingiltere ve Fransa savas boyunca her yola basvurarak "Ermeni olaylari" konusunu Osmanlilar aleyhine kullanmaya calismislar ve bu faaliyet ozellikle propaganda alaninda gerek kendileri gerek Ermeniler icin olumlu sonuclar vermistir.
Osmanli devleti 1. Dunya savasini kaybetmesini belgeleyen 30 Ekim 1918 tarihli Mondoros Mutarekesi sonrasinda, Istanbul ile Anadolu'nun bir kisim bolgelerini isgal eden Itilaf Devletleri 1915'de verdikleri sozu yerine getirmek amaciyla, baska gerekcelerle tutukladiklari Turklerin yani sira, "Ermeni olaylarindan sorumlu gordukleri' bazi Turkleri de tutuklatmaya girismislerdi.
Bu konuda en yogun cabayi Istanbul'daki Ingiliz Yuksek Komiserligi nezdinde gorev yapan "Ermeni-Rum Subesi" gostermis ve tutuklamalar bu subenin hazirladigi listeler uzerinde gerceklestirilmistir. Ingilizler tutukladiklari Turkleri yargilamak uzere daha sonra Malta'ya sevketmislerdir.
Andonian, kitabinin Fransizca basiminda, bu gelismelerden haberdar oldugunu bir dipnotla belirtmistir:
"Bu satirlari yazdigim sirada Londra'ya ulasan bir haber, istanbul'daki ingiliz makamlarinin, suphesiz davanin (ittihatcilarin yargilanmasi) sona ermesi ve butun bu canilerin saliverilmesinden endiselendikleri icin bunlari ozel bir gemi ile Malta'ya surduklerini bildiriyordu.)
Halep Valisi Mustafa Abdulhalik Bey'in Ingilizlerce Malta'ya surulus tarihi 7 Haziran 1920, surgun numarasi 2800'dur.
Itilaf kuvvetleri 10 Agustos 1920 gunu Osmanli hukumetine imzalattiklari Sevr Antlasmasinin 226. 230. maddelerini "Ermeni olaylarindan sorumlu tutulanlar" da dahil "Turk savas suclularinin" yargilanmasina ayirmislardi.r.
Bazi Turkler tutuklanmis ve Malta'ya surulmuslerdir ama ne ile ve nasil suclanacaklari onemli tereddutler yaratmaya baslamistir.
Istanbul'daki Ingiliz Yuksek Komiserligi bu gelismeler uzerine esas itibariyle Ermeni Patrikhanesinin raporlarindan, bazi Ermeni "taniklarin' ifadelerinden ittihatcilara muhalif gazetelerdeki yayinlardan ve Ingiliz subaylarinin iddialarindan olusan "suc delillerini" 16 Mart 1921 gunu topluca Londra'ya iletmistir. Yuksek Komiser Rumbold "suc delillerine' ekledigi yazida "bilgi toplanmasinin baslica kaynagi Ermeni Patrikhanesi oldugunu da belirtmek durumunda kalmistir.
Bu delillerin Ingiliz adli makamlarinca yeterli bulunmamasi Istanbul'daki Ingiliz Yuksek Komiserligi ile Ingiliz Disisleri Bakanligini endiseye sevketmis, Istanbul ve Anadolu'nun Ingiliz isgali altindaki bolgelerine zor kullanmak dahil her turlu careye basvurularak "delil" toplamaya calisilmis, Turk arsivlerine de el konulmustur. Istanbul'da isgal kuvvetleriyle isbirligi yapan padisah hukumetlerinin de gayretlerine ragmen surgunlerin yargilanmasini saglayacak hic bir "delil" bulunamamasi uzerine Ingilizler bu kez, savas icinde Osmanli Devleti ile iliskilerini kesmeyen ve Anadolu'da misyonerleri ve hayir kuruluslariyla faaliyet gostermesine Osmanli hukumetince izin verilen Amerika Birlesik Devletleri arsivlerinde "delil" olabilecegi umit dusuncesiyle bu ulkeye basvurmuslardir.
Ingiliz Disisleri Bakani Lord Curzon, Ingiltere'nin Washington Buyukelcisi Sir A. Geddes'e 31 Mart 1921 gunu bir sifre telgraf gondererek Amerikan hukumetinin elinde kavusturmaya yarar deliller bulunup bulunmadiginin ogrenilmesini istemistir.
Buyukelci Geddes'in sifre telgrafla verdigi 1 Haziran 1921 tarihli cevabin metni soyledir:
"Amerikan Disisleri Bakanliginca bir sorusturma yaptim. Bana bugun bildirildigine gore Amerikalilarin elinde Ermeni tehciri ve katliami ile ilgili bir cok belge vardir; ancak bu belgeler olaylara karismis kisiler hakkinda olmaktan cok suclarin islenisiyle ilgilidir. Majesteleri hukumeti arzu ederse, kaynagi aciklanmamak kaydiyla bu belgeler Buyukelciligimiz emrine verilecektir. Anlatilanlara bakarak, bu belgelerin, Malta'da tutuklu Turklerin kovusturulmasinda delil olarak yararli olabileceklerinden kuskuluyum."
Ingiliz Disisleri, Buyukelci Geddes'e gonderdigi 16 haziran 1921 tarihli yazi ile belge bulunmasinda israr etmistir:
"1 Haziran tarihli ve 374 sayili telgrafiniza cevaben Ermeniler ve diger yerli Hristiyanlara yapilan zulumlere baglantili olarak yargilanacaklari gorusuyle Malta'da tutuklu olan Turklerin isim listesi ve kisa ozellikleri bilginiz icin ekte gonderiyorum. Bu kimselerden herhangi biri aleyhine Amerikan hukumetinden mumkun oldugu kadar erken delil sagliyabilirseniz memnun olacagim."
Washintong Ingiliz Buyukelcisinin bu yaziya 13 Temmuz 1921'de maslahatguzar R.C. Craigie imzasiyla verdigi cevap soyledir:
"Lordum; 16 Haziran 1921 tarih ve 225 sayili (E 6311/132/44) yazinizla atilan Ermeni katliamiyla baglantili olarak yargilanacaklari gorusuyle halen Malta'da tutuklu bulunan Turklerle ilgili olarak calisma arkadaslarimdan birinin dun 12 Temmuz, Amerikan Disisleri Bakanligini ziyaret ettigini bildirmekten seref duyarim. Amerikan konsoloslarinin son savasta Ermenistan'da yapilan zulumlere iliskin raporlari gormesine izin verildi. Bu raporlar, Majesteleri hukumetinin amacina en cok yarayacak yuzlerce rapor arasindan secilmisti. Bu belgelerin icinde yargilanmak uzere Malta'da tutuklu bulunan Turkler aleyhine delil olarak kullanilabilecek hic bir sey bulunmadigini uzulerek arzederim. Gozden gecirilen raporlarda, yapilan zulmun dile getirilmesine ragmen soz konusu Turk gorevlilerinden yalnizca ikisinin Sabit Bey ve Suleyman Faik Pasa'nin adlari anilmaktaysa da, bunlar hakkinda yazilanlar da yazarin kisisel dusuncelerini asmamakta ve yeterli suc delili olabilecek hic bir somut olay gosterilememektedir. Amerikan Disisleri gorevlilerinin, konusma sirasinda, verecekleri bilgilerin hic birinin bir hukuk mahkemesinde kullanilmamasi arzusunu ifade ettiklerini eklemekle de onur duyarim. Bu durum karsisinda ve Amerikan Disislerinde mevcut raporlarda da Turkler aleyhine majesteleri hukumetinin elinde esasen bulunmakta olan bilgiyi teyit etmek bu konuda yeni bir sorusturma yapmak icin Amerikan hukumetine basvurulmasindan herhangi bir sey elde etme umudu yoktur. Amerikan Disislerinin yakin bir tarihte durumu acikliga kavusturmak caresini gorememesinden uzuntu duyuyorum. R.C.Craigie"
Bu raporlarin da hemen bu tumuyle Ermenilerden kaynaklanan bilgi ve rivayetlerden olsutugunu belirtmek gerekmektedir.
Goruldugu gibi, Ingilizler, Malta surgunleri aleyhine aradiklari "delilleri" Amerika Birlesik Devletlerinde de bulamamislardir.
Ingiliz Disisleri, buna ragmen, "Ermeni olaylarindan sorumlu" 42 kisinin ki bunlarin icinde Halep Valisi Mustafa Abdulhalik Bey de vardir, cezalandirilmasinin "siyasi bakimdan son derece onemli oldugu" gerekcesiyle Ingiliz Kraliyet Bas Savciligina baski yapmayi denemis, ancak bassavcilik eldeki 'delillerle" hic kimsenin cezalandirilmasinin mumkun olmadiginda hakli olarak direnmis ve bu gorusunu 29 Temmuz 1921 tarihli yazi ile Disislerine bildirmistir. Propaganda hukuk karsisinda yenik duserken "Ermeni olaylarindan sorumlu Turkler" meselesi de boylece kapanmis ve Malta surgunlerinin hepsi serbest birakilmistir.
"Chrysantemum" adli gemi ile Malta'dan 1 Kasim 1921 gunu Turkiye'ye, Inebolu'ya donen 17 surgunden biri de Mustafa Abdulhalik Bey olmustur. Andonian'in kitabi, Ingiltere'de ve Fransa'da 1920 yilinda piyasaya cikmistir. O halde bu kitaptaki belgeler, Mustafa Abdulhalik Bey'in de icinde bulundugu bir cok Malta surgununu mahkum ettirebilecekken Ingilizler bunlara neden itibar etmemislerdir?
Sorunun cevabi basittir, "belgelerin" sahte olduklarini ve Ermeni cevrelerince duzenlendigini Ingilizler de bilmektedirler. Gerek Andonian'in gerekse Istanbul'daki Ermeni-Rum Burosunun duzenledikleri sahte belgeler de boylece iflas etmis, Ermeni olaylarindan suclu "Turkler" ve "Ermeni Katliami" masali sona ermistir.
Andonian'in sahte belgelerinden bir kaci kaynak gosterilmeden ve imzasiz bir haber seklinde "Kucuk Asya'da Turk Zulmu" basligi altinda Daily Telegraph adli ingiliz gazetesinin 29 mayis 1922 tarihli sayisinda tekrar ortaya atilmistir. Haberin girisinde, "Ermeni katliaminin, halen Kemalist maske altinda faaliyet gosteren modern genc Turklerin mes'un ve acimasiz" bir haber seklinde verilmistir.
Konunun bu sekilde savunmasinin ardindan aralarinda Ingilizlerin de bulundugu yabanci isgal kuvvetleriyle mucadele eden Turk Kurtulus hareketini hic olmazsa bir olcude zedeleyebilmek dusuncesinin yarattigi aciktir. Zira haberin zamanlamasi Turk kuvvetlerinin Anadolu'da isgal kuvvetlerine kesin darbeyi vurmak uzere giristigi hazirliklara rastlamaktadir.
Ingiliz Disisleri Daily Telegraph'ta kaynagi gosterilmeyen bilginin nereden edinildigini sorusturmus ve "gazete muhabirinin belgeleri 1920'de Paris'te David Beg tarafinda basilmis resmi yayinindan elde ettigi" anlasilmistir.
Goruldugu gibi, yine Andonian'in kitabiyla karsilasilmaktadir. David Beg'in Andonian'in kitabinin Fransizca basiminin "Cevirmenin notu" baslikli ilk bolumunu kaleme alan sahis oldugunu baslangicta vurgulamistik.
Ermenilerce Talat pasa'ya atfedilen telgraflarin "gercek yuzu"
adli kitabin
ozetini burada vermis bulunuyorum. Ermeni dosyasini kasitli
olarak tekrar ele
alan dis mihraklar ve onlarin masasi olanlara karsi, bu kitabin
dunya
kamuoyunu aydinlatmaya ve buyuk sahtekarligi sergilemeye
bir vesile olacagini
umarim.